İnsan olmak? Büyük sorun.

Amerikada siyahi bir kişi (George Floyd) dolandırıcılık şüphesiyle gözaltına alınırken bir polis tarafından 8 dakika 46 saniye boyunca boynuna bastırılarak öldürüldü. Ortalık karıştı. Karışmalıydı da.

Dünyada genel olarak tartışılan 4 adet sorun var. Eğitim, adalet, sağlık sistemleri ve açlık tehlikesi. Tüm dünya ülkelerinde bunlardan en az ikisi sorun. Ancak eğitim ve adalet tüm ülkelerde sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bana sorarsanız sorunların tümünün kaynak sebebi devlet yapıları ve dünyadaki insan sayısı.

Ön inceleme yaparsak; bahse konu polis Floydun suçlu olduğuna dair kesin bir bilgiye sahip değildi. Buna rağmen kişiyi yere yatırdı ve uzunca bir süre boyunca kişinin durumuna aldırmayarak ve sonuçlarını bilmesine rağmen kişinin boynuna bastırdı. Buradaki sorun; polis kişinin ölümüne sebep olacağını bilmesine rağmen neden bu davranışı sergiledi, nereden cesaret aldı? Sorun bu soruların cevabında. Soralım ve cevaplayalım. Aslında polis kişiyi bilerek ve kasten öldürdü. İzleyelim.

Floydun boynuna basılış şekline dikkatli bakarsanız bu tarz bir basışın müthiş bir acı verecek tarz olduğunu görürsünüz. Polis kişinin nefes alamadığını ve öleceğini biliyordu. Buna rağmen kişiyi nefessiz bırakmaya devam etti. Demek ki kişiye karşı ölümüne sebep olacak boyutta bir kin duyuyordu. Yoksa neden öldürme kastıyla hareket etsin ki.

Cinayet tüm ülkelerde suç, üstelik katil bir polis. Cinayetin sonucunda başına ne geleceğini gayet iyi biliyor ama durmuyor devam ediyor. Bu durumda bahse konu suçu işlemenin sonuçlarından kurtulacağını biliyor veya hareketi bir suç olarak görülmeyecek ve yaşantısına önceki gibi devam edeceğini düşünüyordur. Bu şekilde düşünmese tereddüt eder ve hareketine bir son verirdi, ama durmadı. Demek ki sonuç ne olursa olsun polis kendini güvende hissediyordu ve bu da benzer örneklerin daha önce yaşandığı sonucunu ortaya çıkarır.

Bu olayın arkasından yapılan protestolarda polisler siyahi bir kişiyi kafede otururken kelepçelemek istiyorlar. Kişi nedenini sorunca polisler kişinin bir suçlu olduğunu düşündüklerini söylüyorlar. Kişi kendisinin o kişi olmadığını söylemesine rağmen kişiyi kelepçeliyorlar. Üstünü ararken kişinin cüzdanına bakıyorlar ve kişinin FBI ajanı olduğunu görüyorlar. Tabi işin rengi değişiyor. Kelepçeler sökülüyor, cüzdan teslim ediliyor, kişi polislerin sorumlusunu çağırıp kişilerin kimliklerini alıyor. Güç yön değiştirince davranışlar değişiyor. Tanıdık geldi mi? Haklısınız, çok tanıdık. İzleyelim.

Olaydaki sorunu siyahi şahsın öldürülmesi ve ırkçılık olarak görebilirsiniz. Bence sorun bu değil. Sorun anayasada belirtilmiş haklara sahip bir vatandaşın devlet eliyle öldürülmüş olması. Yani millete hizmet etmesi ve vatandaşı koruması gereken devlet tarafından vatandaşın suçlu olup olmadığına karar verme yetkisi olmayan basit bir polis tarafından öldürülmüş olması. İnsanlar protesto edip tepki göstermeseydi polis rahat rahat gezip işine devam edecekti. Çünkü temsil ettiği devlet yapılan hareketi sorgulamayacak ve «polisim yetkisini kullandı» denerek kimse ölen vatandaşı umursamayacaktı. Dünya üzerindeki tüm devletlerde bu iş bu şekilde yürüyor.

Olayın Amerikada olduğunu düşünürseniz ve diğer ülkelere ve kendi ülkenize yönelik bir empatide bulunursanız devletlerin aslında vatandaşa hizmet etmediğini göreceksiniz. Bu da kanımca bir çok sorunun arka planında devletlerin işlerini yapmamasından kaynaklandığını görürüz. Sorun büyük. Gelişmekte olan (!) ülkelerde sorun daha büyük.

Bu tarz olaylar ülkemizde o kadar sık yaşanıyor ki aklınız durur. Hemen polisin kendine bakış açısını gösteren bir video izleyelim.

Bu videoyu özellikle seçtim. Bu nedenle hakkımda düşündüklerinizi aynen iade ederim. Muhtemelen HDP karşıtlığı ve/veya vatanseverliğiniz devreye girmiştir. Ne yazık ki o duygularınız bana inandırıcı gelmiyor. Vatansever olsaydınız bu vatan için çalışırdınız. Günümüzün en vatanseverleri yolsuzluğu en fazla yapanlardır.

Öncelikle inandırıcılığı olmayan anayasada bir şeyi protesto etmek istiyorsak önceden izin almaksızın protestomuzu yapabileceğimiz yazıyor. İnandırıcılığı yok çünkü yiyorsa deneyin ve görün.

Sonra bahsi geçen kişiler milletvekili ve bu vekillere polis müdahale ediyor. Polisin HDP nefreti, hükümetin insan hakkı anlayışı, milletin sessizliği devreye girince bu olay vuku buluyor.

Mantık basit; vatandaş protestosunu yapabiliyor olsaydı bu kişilerde protestolarını yapabilmeliydi. Protestoyu yapan AKP yada MHP milletvekili olsaydı durum tamamen değişik olurdu. Ve sorun yine ortaya çıktı. Devlet gücünü kullanırken mantık yapısı nedir? HDP iktidarda olsaydı oradaki polisler HDP milletvekillerine bu şekilde davranacak mıydı? Polis kendini ne olarak görüyor ki bu davranışı sergiliyor?

Soruları kendiniz cevaplayarak yazının devamını kendiniz oluşturun. Sizce dünya ve insanlık nereye gidiyor? Devletler biraz haddini aşıyor mu? Komşuda pişen size de düşer. Düşünün.