Demir Yumruk Sahada

Bir düşünür «Adalet bir örümcek ağıdır. Büyük böcekler deler geçer, küçük böcekler takılır kalır.» demiş. Muhtemelen fazla düşünmeden demiştir. Teknolojide ilerliyoruz, peki ya medeniyetimiz?

Medeniyetimizin geriye doğru gittiği o kadar bariz ki. İnsanlar eşittir, sadece bazıları daha eşittir. Daha eşit olmak için güce sahip olmanız gerekir. Medeniyette geriye gidişimizin sebebi araştırılırsa sorunun insanlar olduğu ortaya çıkar. Gittikçe bencilleşen, acımasızlaşan, umursamazlaşan insanlar. Nesiller geçtikçe sorun büyüyor. Her nesil bir öncekinden daha az medeni. Medeniyetten az nasiplenen insanlardan dolayı düzeni sağlamak için devletler kurulur. Devletlerin görevi düzeni sağlamak ve işe denetleme yaparak başlamaktır. Devleti temsil edenler sorunun kendisi ise devlet düzeni sağlamaktan uzaklaşır ve halkına bir demir yumruk olur.

Demir yumruğun yumruk kısmı kolluk kuvvetleridir, buna polis diyebilirsiniz. Bu demir yumruk yani devlet varoluş sebebini unutur ve ağzını açanın suratına vurur. Halk korkaksa artık demir yumruk rastgele sallanır ve nereye çarptığını kimse bilmez ve halk yalaka bir zihniyete sahip olur.

Biz de bir ülkeyiz demek ki bir devletiz. Ne yazık ki devlet demir yumruk görevi görür. Hiçbir kurumu düzgün çalışmayan bir ülkede yaşıyoruz. Diyebilirsiniz ki «corona çıktı sağlıkçılar şöyle çalıştı, polis böyle çalıştı, belediyeler şunu yaptı» unutmuşsunuz, ama ben yanlış teşhis koyan, daha fazla para için gereksiz testler yapan, hastayla ilgilenmeyen sağlıkçıları; halka «polisim lan ben» diyebilen polisleri unutmadım. Corona geçince siz de hatırlarsınız.

Yine devletimizin güzide temsilcilerinin yaptığı bir iş gece gece aklıma geldi. Videoyu buldum, çok aramaya gerek yok zaten. Bu videonun altına kendi yorumumu yapayım dedim.

Benim bakış açımla videodaki sorunlar nelerdir? Videonun kalitesinden bahsetmiyorum tabii, içeriğinden bahsediyorum. Ama video gerçekten kaliteli çekilmiş. Biri bana o telefondan hediye etsin istiyorum.

Bir bayan, adı Güzide Sofi. Otobüsten polis tarafından indiriliyor ve 34 CCP 136 plakalı bir özel araçla götürülüyor. Zatıalileri KKTC Sivil Havacılık Dairesi Müdürü Mustafa Sofi’nin kızı.

Güzidenin babası Mustafa. Sorun şu ki Mustafa elektrik-elektronik mühendisi.

İlk ilginçlik otobüsten indirilip götürülen kişi sayısı iki. Diğeri ile ilgili bir bilgi yok. Kim olduğu belirsiz. Anlayacağınız önemsiz bir şahsiyet, gereksiz biri, varlığı ile yokluğu arasında bir fark yok. Biz ona öküz diyelim çünkü bir daha bahsi geçmeyecek.

İkincisi; şahsı otobüsten indirenler polis. İçişleri Bakanlığına bağlı ve kendi deyimlerince devlet memuru. Bu arkadaşların pardon polisten arkadaş olmaz. Bu kişilerin bağlı olduğu, bir süre önce corona virüs tedbirlerinin hepsini boşa çıkarttığı için beceriksizliğini kabul edip istifa eden ama istifası kabul edilmeyen İçişleri Bakanı «Fransa’dan gelen iki yolcu Kıbrıs aktarmalı olarak uçağa bindirilmiş ancak son gelen yolcularla ilgili böyle bir transit uygulamamız yok. Yanlış yapılan bu biniş işlemiyle ilgili gereği yapılıyor. Yolcular karantinaya alınıyor. 14 gün sonra Kıbrıs’a göndereceğiz. Burada ihmal kabul edilemez. Kimseye ayrıcalık tanınamaz. Tarafımızca araştırılıp, sorumlular tespit edilip gereği yerine getirilecektir. Vatandaşlarımız müsterih olsunlar.» açıklamasını yaptı. E tamam da ne yaptın canım, gereği neymiş. Şahısların karantinaya alınacağını söylemiş o kadar. Alındıkları da meçhul. Peki devletin hiyerarşisi, kanunlar ne oldu? Devlet memuru aldığı emir suç ise yerine getirmezdi, getirirse sorumluluktan kurtulmazdı. Bu kanunlar iptal mi oldu? Neden bu kişilere soruşturma açılmadı? Açılmaz. Demir yumruk kendini korur. Bazıları daha eşittir.

Oradaki polislerin muhtemelen Güzidenin varlığından bile haberi yoktu. Birileri emir verdi, polisler de emri yerine getirdi. Hitlerin yanındaki insanlar da verilen emirleri yerine getirir ve insanları gaz fırınlarına atardı. Bu emri veren şahıs kim? Emri veren şahıstan bu emri vermesini Güzidenin babası doğrudan mı istedi? Acaba emri veren şahısla Güzidenin babası askerliklerini beraber mi yaptılar? Nerede yaptılar? Yoksa Güzidenin babası Mustafa Bey birinden, o biri emri verenden mi istedi. İş karışık.

Şükür ki bu ülkede korkmayanlar da var. Olayı kaydeden insanlar var. Hani anayasa ayrımcılığı yasaklamıştı. Olayı kaydeden ve otobüste bırakılan insanlar aşağılık mahluklar mı ki onlar otobüste bırakıldı. Kısaca demir yumruk herkese haddini bil dedi. Tabi olay sosyal medyaya yansıyınca olay ortaya çıktı, çıktığı ile kaldı mı?

Uzatmaya gerek yok, hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. Bu millet salak değil sadece korkuyor. Demir yumruk çarpmasın istiyor. Bu arada yazı görseli Iron Fist filminden, en baştaki düşünürde Çinli bir kardeşim.

Ve dediler ki; Adalet, bir Kutup Yıldızı gibi yerinde durur, geri kalan her şey onun etrafında döner. Konfüçyus